Müzikli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzikli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Nasıl iyi müzik dinleyicisi olunur? #1



Yüzyıllardır müzik dinliyorum, gel gör ki hala 'iyi vokal' nedir, oturup anlayamıyorum. İlkokulda falandım, annem hastası olduğum Yonca Evcimik için 'cıkkss iyi şarkı söyleyemiyor' dediğinde, 'naptın anne yaa' diye boynumu bükmüştüm. Ebru Gündeş'in 'demir attım yalnızlığa' dediği ilk pop-fantezi yıllarıydı ve pepsi kutusunun içinde biriktirdiğim bozuk paralarla, yine annemin kapısına dayanmıştım. Katiyen öyle müziğin kasetini sana aldırmam diyip, beni reddettiğinde evin bir köşesinde delirmiş taklidi yapıyordum. Bu yöntemler annem gibilerde işe yaramaz. "Onun yerine Türkçe popun şirin hanımları Ajlan-Mine al, daha iyi" diyip, beni evimizin az ilerisindeki kasetçiye gönderdi. Sezen Aksu dinlerdi ama 'sesi iyi değil, yorumlaması güzel' dediğinde ise konuyla ilgili anlayamadığım şeyler döndüğünden iyice şüphelendim. Barış Manço'yu filan da sevmezdi. Zülfü Livaneli eh meh, Burak Kut bet, Tarkan ise sempatikti. Anneme bir türlü müzik beğendiremiyordum.

Adı bende saklı albüm
Kendisi aşırı sıkıcı gevur müziklerini dinler, beni arkadaşlarıma karşı utandırırdı. Diana Ross, George Michael, Prince, Michael Jackson, Madonna vs... Onların yanında müzik açıp dinlediğinden değil; benim annem yabancı müzik dinleyen biri olduğundan, o yaşlarda 'herkesle aynı şeyler yapmanın harika bir şey olduğunu düşündüğüm için' çok utanırdım. Meğerse annem tam bir instagram gızıymış!

Yıllar içinde ben gevur müziğe geçiş yaptım ancak takip ettiğim mevzu yalnızca müziğin tarzı oldu. Hala iyi vokal neye benzer, bilemiyordum. Vokaller arasında dönen gırtlak oyunları, vibratodan yürümeler, çığlık faktörleri, reverb ve delay'ler cennetinde kaybolmak gibi şeylerden bihaberdim. Biraz batılı gibi duran, jazz uzantılı ve blues fonlu tüm rock / raplere kalbim kayıyordu (kıro rock ve kıro rap de dahil)... 30'larımdan sonra grunge ve datlı tonlu metal müzik baştacım oldu. Fakat müzik bu ya, tek bir çeşit değil, hala iyi vokal nedir bilmiyor, sadece kendi dinlediğim vokallerin iyi şarkı söylediğini zannediyordum. Neden ülkemizde Muazzez Abacı, Kibariye ya da Müslüm Gürses denildiğinde 'oo süper ses, şahane ses, usta yorum' denir; duyamıyor-kafamda oturtamıyordum. Abi bu ne ya, dinlenir mi bu ya, gel bak yeni bi grup keşfettim aciyip bişü, diye olaylardan uzuyordum. Fakat yine de içime sinmiyordu tabi. Irkçılık yapmakla aynı. Müzik evrenselse, bu insanlar iyi vokal olarak örnek gösteriliyorsa, ben neden duyamıyordum? Muhtemelen cahillikten.

Örneğin ev erkeğinin de çok taptığı Ronnie James Dio'yu düşünüyorum. Bu herif bu arada klasik rocker işareti var ya hani serçe ve işaret parmağının dikelmesiyle yapılan, onun yaratıcısı : )) İşte bu saygıdeğer ve şuan hayatta olmayan (rest in peace)  müzisyen abümüz, tüm müzik otoritelerinin (türkücüsünden metalcisine) çok başarılı bulduğu bir herif. Peki neye göre, niçin? O şekilde agresif şarkı çığıran diğerlerinden farkı tam olarak ne? Aslında bunu hala bilemiyorum ancak bazı minik şeyleri öğrendim.

Abim be!

Örneğin, meğerse dinlerken aklımızın çıktığı bazı vokaller doğal-üstün yeteneğinden değil, kaliteli tekniğinden öyle. Allah vergisi diye bir şey yok yani aslında müzikte. Yatkınlık var. Çalışarak kusursuzlaştırmak var. Türkiye'de çok moda tabir 'yürekten okudu' ifadesi de koca bir yalan. Onun yerine geniş frekansta, açık ağızla söyledi dersek tam karşılığı olur aslında. Meğer şarkı söylerken kelimelerin gücü de çok önemliymiş. Onlar birer ses giysisi gibi. Ne kadar doğru söylersen, ses de kendini o kadar doğru gösteriyor. Tizlere çıkan bazı şarkıcılar, dinlerken bizi yoruyor. Dinlerken bir bakıyorum karnımı burkmuşum. Rahat çıkamıyorum şarkıcıyla beraber oralara. Fakat bazıları da bizi uçuruyor gibi hissettiriyor. Nefes doluyor için. İşte iyi vokalin farklarından biri. İşçilik buralarda. Detone olmaları filan söylemeye gerek yok zaten. Tüm bu yeni bilgiler arasında beni en çok şaşırtan ergenliğimden beri aşırı bayıldığım kirli seslerin aslında çok sağlıksız stiller olduğu. Ayıbtır söylemesi şarkıcının ağzına zıçıyormuş efenim bu tip kirli, çok sigara içmiş adam stili (eğer doğal değilse). Bu kirli sesle ekmek parası kazanan şarkıcıların bir süre sonra gidip ses teli ameliyatı olması çok bilindik bir şeymiş (bakınız rahmetli Chris Cornell ve Aerosmith'in vokalisti) Nodül aldırma ameliyatı yani. Bu tip kirli sesin doğalı mı olur derseniz, Tom Waits diyorum. Hala kafamı karıştıran bazı şeyler var. Klasik şan tekniğine göre gırtlaklı şarkı söylemek çok yanlışmış. Fakat dünyada hastası olduğumuz tüm şanlı şöhretli vokaller (Christina Aguilera, Sia) gırtlaktan yürüyor? Biz dinleyiciler bu gırtlak olayını çok nefis buluyoruz, bulmuyor muyuz?
ashdgahfgsafgsha

Türkiye'ye bakınca, Nil Karaibrahimgil'in şarkı söyleme aralığı çok dar. Öyle sesini ip gibi yukarılara, aşağılara şırrak diye savuşturmuyor, fakat yine de hoşlanıyoruz. Ee hani iyi ses yoktu, iyi teknik vardı? Kim Nil'den 'çok da şey değil' diye rahatsız olabilir ki, aksine kısacık ses aralığı bile olsa çok olgun tınılar geliyor kulağa, haksız mıyım?
Nil K.'nın ses aralığı sgjagajgfh

Yaani doğru şarkı söyleme kurallarına sadık kalınsaydı, dünyada vokallerin geldiği yer neresi olurdu merak ediyorum. İyi bir müzik dinleyicisi olma yolunda çalışmalarım sürecek. Şimdilik ev çocuğu ile çocuk şarkılarını ağzımı daha çok açarak söylediğimde, daha az zorlandığımı fark etmenin 'araştırmacı gururunu' yaşıyorum.

Not: Gönderdiği ŞAHANE doğum günü hediyesi ile müzik dinlemelerimi şenlendiren cağnım N.'ye buradan kitleler huzurunda 'alla razı ossun evladım' diyorum. Çünkü kulaklık müzik dinlerken her bişeyciktir. İyi bir müzik dinleyicisi olmanın en has takım arkadaşıdır.

Kreş Öncesi Silahlanmak

Günlük not düşmelerimin sonuna geldim bence. Bundan gayrı ara ara uğrarım bu topraklara, ey halagızları. Pazartesi, iş dolayısıyla ke...